Doğaçlama çoğu zaman anlık bir üretim olarak görülür. Frank Zappa bu tanımı tersine çevirir; doğaçlamayı anlık bestecilik olarak adlandırır. Bu adlandırma pratik bir sonuç taşır. Bir besteci malzeme seçer, geliştirir ve bir yapı kurar.
Aynı üç iş doğaçlama sırasında da yapılabilir. Malzeme seçmek, kısa bir hareketle başlamak demektir. Geliştirmek, o hareketi tekrarlayıp değiştirmektir. Yapı kurmak ise gerilimi biriktirip çözmektir.
Bu üç iş yapılmadığında doğaçlama bir nota akışına dönüşür. Dinleyici takip edecek bir şey bulamaz. Zappa'nın kayıtlarında bu yapı açıkça izlenir. Kısa bir hareket ortaya konur, birkaç kez döner, sonra genişler.
Ayrıca ritmik olarak alışılmadık bölünmeler kullanır. Bu bölünmeler doğaçlamayı düz bir akıştan çıkarır. Çalışma yöntemi kısıtlamadır. Kursiyer üç ya da dört sesle doğaçlama yapar.
Kısıt, tekrarı ve gelişimi zorunlu kılar.
Doğaçlamaların bir bölümü sonradan notaya geçirildi. Yazıya dökülen bir doğaçlama incelendiğinde tekrar ve gelişim yapısı çok daha açık görünür.
Kısıtlama ritim tarafında da uygulanır. Tek bir ritmik hücre seçilip bütün doğaçlama onun üzerine kurulduğunda, malzemenin nasıl geliştiği çok daha açık duyulur.
Derslerimizde doğaçlama, sınırlı ses sayısıyla ve yapı kurma ölçütüyle çalıştırılır.