Senkop, vurgunun beklenen yerin dışına kaymasıdır. Popüler müziğin büyük bölümü senkoplu ritimlerden oluşur. Kursiyerler bu ritimleri kulaktan doğru çalabilir. Ancak yavaşlatıldığında ya da yazıya dökülmek istendiğinde kaybolurlar.
Bu, ritmin taklitle öğrenildiğini ama yapısının anlaşılmadığını gösterir. Yapıyı anlamak için ana vuruş sürdürülmelidir. Ayak ya da el ana vuruşu tutarken ritim ayrı olarak çalınır. Senkoplu sesler ana vuruşun dışına düştüğü için bu ayrım kritiktir.
Alıştırma önce sessiz yapılır; ritim tek bir hece ile söylenir. Söyleyebilen kursiyer çalabilir; söyleyemeyen çalarken de doğru yapmaz. İkinci aşamada ritim çalgıya taşınır. Boş tellerde ve tek akorda çalışılır; sol el devreye girmez.
Üçüncü aşamada akor değişimleri eklenir. Senkoplu bir ritimde akor değişimi çoğu zaman vuruştan önce gelir. Bu erken geçiş ritmin en tanınan özelliğidir ve ayrıca çalışılır. Dördüncü aşamada tempo kademeli olarak artırılır.
Her kademede ana vuruşun kaybolmadığı doğrulanır.
Senkoplu bölümlerde susturma da ayrı çalışılır. Vurgunun kaydığı yerlerde çalınmayan tellerin susturulması, ritmin net duyulmasını doğrudan sağlar.
Derslerimizde senkoplu ritimler, ana vuruş sürdürülerek ve önce söylenerek çalıştırılır.