Yirminci yüzyılın başında gitar bir sorunla karşı karşıyaydı. Toplulukların içinde duyulmuyordu. Üflemeli çalgılar ve davul, gitarın sesini kolayca örtüyordu. Bu sorun elektrikli çözümlerden önce mekanik yollarla aşılmaya çalışıldı.
Birinci yol gövdeyi büyütmekti; daha geniş bir ses kutusu daha çok hava hareketi üretir. İkinci yol kapak biçimini değiştirmekti; kavisli kapaklar daha çok gerilim taşır. Üçüncü yol metal rezonatör kullanmaktı. Bu çalgılarda ahşap kapak yerine metal koniler yerleştirilir.
Tellerin titreşimi köprü aracılığıyla bu konilere aktarılır. Sonuç belirgin biçimde daha güçlü ve metalik bir sestir. Bu ses bazı türlerde tercih edilir hâle geldi ve kendi geleneğini kurdu. Dördüncü yol tel malzemesini değiştirmekti; çelik teller daha çok enerji taşır.
Bu çözümlerin hiçbiri sorunu tümüyle çözmedi. Gitar ancak elektrikli güçlendirmeyle topluluk içinde eşit bir konum kazandı. Buna karşılık mekanik çözümler ortadan kalkmadı. Bugün de kendi tınıları için tercih ediliyorlar.
Bu çalgıların bakımı da farklıdır. Metal koniler zamanla oksitlenir ve bağlantı noktaları gevşer; gevşeyen bir koni vızıltı üretir ve ses gücünü düşürür.
Derslerimizde çalgı türleri, çözdükleri sorunlar üzerinden tanıtılır.