Gitarın yirminci yüzyıldaki yaygınlaşması yalnız müzikal nedenlere bağlanamaz. Kayıt ve yayın teknolojisi bu süreçte belirleyici oldu. Erken kayıt dönemi gitar için elverişsizdi. Mekanik kayıt sistemleri sesi bir huniyle topluyordu ve düşük sesli çalgılar zor kaydediliyordu.
Gitar bu dönemde arka planda kaldı. Elektrikli kayıt yöntemine geçişle durum değişti. Mikrofonlar düşük sesli çalgıları da yakalayabiliyordu. Gitar kayıtlarda daha çok yer bulmaya başladı.
Radyo yayıncılığı ikinci bir sıçrama sağladı. Gitar taşınabilir ve tek başına eşlik edebilen bir çalgıydı; yayın için elverişliydi. Elektro gitarın gelişi ise tabloyu tümüyle değiştirdi. Çalgı artık topluluk içinde eşit bir konumdaydı.
Plak dağıtımının yaygınlaşması bu sesi geniş bir coğrafyaya taşıdı. Bir icracının çalışı artık yalnız salondakiler tarafından duyulmuyordu. Bu, üslupların hızla yayılmasını sağladı. Bir teknik, kayıt yoluyla kısa sürede başka ülkelerde taklit edilir hâle geldi.
Bugün de aynı mekanizma daha hızlı biçimde işliyor.
Kayıt aynı zamanda bir öğretim aracı oldu. Uzaktaki bir icracının çalışı defalarca dinlenebilir hâle geldi; aktarım artık yalnız birebir derse bağlı değildi.
Derslerimizde dinleme çalışması, üslup aktarımının bu tarihsel çerçevesiyle anlatılır.