Elektro gitar sesinin yolculuğu hoparlörde biter. Bu son parça, zincirin en çok etki eden ama en az konuşulan öğesidir. Hoparlörün kendi frekans karakteri vardır. Gitar hoparlörleri geniş bir aralığı düz biçimde vermez.
Tersine, belirli bir bölgeyi öne çıkarır ve tizin üst ucunu keser. Bu kesme bir kusur değildir; bozulmuş bir sinyalin sert üst tonlarını yumuşatır. Hoparlör olmadan aynı sinyal kulağa çok sert gelir. Konusu geçen ikinci öğe kabindir.
Kapalı bir kabin daha odaklı ve daha vurgulu bir bas verir. Açık arkalı bir kabin sesi geniş yayar ve odayı daha çok kullanır. Bu fark özellikle sahnede ve prova odasında duyulur. Hoparlörün çapı da belirleyicidir.
Büyük çaplı bir hoparlör bası taşır, küçük çaplı olan daha hızlı tepki verir. Yeni bir hoparlör ilk saatlerde daha sıkı duyulur ve zamanla açılır. Bu açılma, askı malzemesinin esnemesiyle ilgilidir. Hoparlör seçimi ton arayışında en ucuz ve en etkili değişikliklerden biridir.
Aynı yükseltici farklı bir hoparlörle belirgin biçimde başka duyulur.
Hoparlörün gücü de seçilir. Yükselticinin çıkışından düşük güçte bir hoparlör erken bozulur; çok yüksek güçte bir hoparlör ise beklenen doygunluğu vermez.
Derslerimizde ton arayışı, sinyal zincirinin sonundan başlanarak ele alınır.