Gitar eğitimi uzun süre kurumsal bir çerçevenin dışında yürüdü. Öğretim özel dersler ve usta-çırak ilişkisiyle sürdü. Bunun bir nedeni çalgının orkestrada yer almamasıdır. Konservatuvarlar öncelikle orkestra çalgılarına bölüm açtı.
Gitar bu sıralamada geride kaldı. Durum yirminci yüzyılda değişmeye başladı. Değişimde üç etken rol oynadı. Birincisi repertuvarın genişlemesidir; ciddi bir literatür oluştu.
İkincisi metot ve etüt geleneğinin yerleşmesidir. Üçüncüsü uluslararası düzeyde tanınan icracıların çıkmasıdır. Bu üçü birlikte akademik bir çerçeveyi mümkün kıldı. İlk gitar bölümleri açıldı ve bir müfredat oluştu.
Müfredat genellikle dört başlıkta kurulur. Teknik, etüt, repertuvar ve oda müziği. Buna teori, solfej ve müzik tarihi dersleri eşlik eder. Bugün gitar eğitimi hem akademik hem özel kurumlarda yürütülüyor.
İki yol farklı hedeflere hizmet eder ve birbirinin yerine geçmez.
Yarışmalar da bu süreci hızlandırdı. Uluslararası yarışmalar ortak bir repertuvar ve düzey ölçütü üretti; kurumlar programlarını buna göre biçimlendirdi.
Öğretmen yetiştirme de bu çerçevenin parçası oldu. Kurumlaşma, yalnız icracı değil, kendi eğitim geleneğini aktaracak öğretmenleri de yetiştirmeye başladı.
Derslerimizde program, kursiyerin mesleki ya da bireysel hedefine göre ayrı kurulur.